The Kübler-Ross Model

Psikolojik acı; zihinsel acı çekme sürecidir. Fiziksel ağrıları tetikleyebilir, beynin belirli bölgelerinde de kendisini gösterebilir. Kısa bir örnekle bağdaştıracak olursak, çocukluk dönemi travmalarında beyindeki duygu kontrol ve bellekle ilgili alanlara zarar verdiğini ve bu bölgelerin işlevinin bozulduğunu gözlemleyebiliriz. Aynı zamanda Sigmund Freud da sevilen kişinin travmatik kaybından sonraki yas ve özlem duyguları ile psikolojik acıyı açıklamıştır. Yas ve özlem, bir kabulleniş ve çaresizlik. Ölen bir yakınımızı ele alırsak artık yapacağımız bir şey kalmamıştır, alışkanlığın ve sevginin getirdiği özlem çaresizce kabulleniş ile harmanlanmıştır. Üzüntünün Beş Aşaması(Five Stages of Grief), öznelliği ile burada karşımıza çıkmaktadır. Ölüm, beş aşamada önemli bir yer kaplamaktadır.

Yaşamımız gereği ölüm kaçınılmazdır. Ölüm kesindir ancak yüklendiği anlam öznelliğini yitirmemiştir. Kimisine göre karşı konulamayan bir son, kimisine göre toz tanesinde gerçekliği ararken bulunan bir dünya, kimisine göre Korkunç Ivan öfkesinde ele geçirilen bir pişmanlık, Elisabeth Kübler Ross için de insan doğasının ümit kapısı bırakmadan kabullenemediği bir nihaidir(On Death and Dying,1969).Farklı anlamlar içerse de karşı konulamayan gerçeklik ölümün ardında bıraktığı kayıp ve kaybın içerdiği yastır. Elisabeth Kübler Ross tarafından 1969 yılında yazılmış olan Ölüm ve Ölmek Üzerine(On Death and Dying) adlı kitapta da Üzüntünün Beş Aşaması(Five Stages of Grief) çalışmasından söz edilir. Bu çalışma bizlere öleceğini ya da travma etkisi yaratabilecek haberleri öğrenen insanların sırasıyla verdiği beş psikolojik tepkiyi verir: Reddetmek, kızgınlık, pazarlık, depresyon, kabullenme.

Reddetme, İnkar (Denial) Evresi: Bu evrede kabullenmekten kaçınılır. Olanları kabul etmemeye, gerçekliğini reddetmeye yanaşılır. “Buna inanamıyorum” veya “Bu gerçek olamaz.” gibi cümleler ile karşılaşılabilir.

Kızgınlık(Anger) Evresi: Bir değişimin gerçekleştiği ve gerçekleşen değişimden de etkilenildiği fark edildiği zaman inkar kızgınlığa dönüşür. Oluşan kızgınlık sonucunda da suçlamak için bir neden veya bir insan aramaya başlanılır. Bu yüzden de bu evrede “Neden ben?” gibi sorular veya “Bu hiç adil değil” gibi cümlelerle karşılaşılabilir.

Pazarlık(Bargaining) Evresi: Acının artık tamamen kabul edildiği evredir ancak üzüntüyü kaldıramama düşüncesi ile pazarlık arayışına girilir. “Olan oldu” gibi cümleler ile karşılaşılabilir fakat bu cümlelerin altında olan olduysa da farklı bir yol olmalı gibi anlamlar yer almaktadır.

Depresyon(Depression) Evresi: Pazarlığın yolunda gitmediği fark edildiğinde dahası durum idrak edildiğinde büyük bir mutsuzluk rol oynar.  “Neden deniyorum?” gibi sorularla karşılaşılır.

Kabullenme (Acceptance) Evresi: Tam olarak mutluluk alanı olmasa da değişime ayak uydurup başa çıkmanın gerektiği duygusu oluşur. Hayatın normal akışına döndüğü evredir.

Üzüntünün Beş Evresi(Five Stages of Grief), herkes için aynı evrelerle yaşanmakta değildir. Olaylara karşı verdiğimiz tepkiler, kabullenişlerimiz hepimiz için farklılık göstermektedir. Kimimiz için bazı evreler daha uzun bazıları ise daha kısa sürmektedir. Ancak, acının varlığı da ölümün varlığı gibi karşı konulamaz bir gerçekliktir. Belki de bu yüzden Elisabeth Kübler Ross, acıya artık saygı duymadığımızı söylemektedir.

Selin Öz

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s