Anksiyete Bozukluğu

Anksiyete bir diğer adıyla kaygı bozukluğu hem psikolojik hem de fizyolojik bir rahatsızlıktır. Anksiyete; tehlike, endişe, tehdit altında hissettiğimiz doğal dürülerimizin genel adıdır ve genelde zihinsel çatışmalar nedeniyle ortaya çıkar. Zihinsel olarak, gerçek ya da hayali, bilinmeyen bir tehlikeye yanıt vermeyi kolaylaştırmak için, endişeye dönüşerek artan uyarılma ve bu uyarılmanın fiziksel olarak çoklu vücut sistemlerinin hoş olmayan aktivasyonu ile karakterize edilir. Bu aktivasyonlardan bazıları terleme, titreme, gerginlik, yüksek nabız, baş dönmesi veya hızlı kalp atışı gibi fiziksel semptomları olabilir. Kişinin manasız korkular edinmesine yol açan bir durumdur. Genellikle dışa vurumunu gerçekleştiremediğimiz, içimizde kök salmış bazı travmalar anksiyeteye neden olur. Anksiyetenin ileri aşamalarında kişide bayılma, kusma, vücudun dışarıya kendini kapatması gibi semptomlar görülebilir. Anksiyete bozukluğu olan kişilerde genellikle tekrarlayan müdahaleci düşünceler veya endişeler vardır.  Bu problemleri yaşayanların vücudunda kortizol salınımı çok yüksektir ve tüm yaşanılanlar duygu ve düşüncelerinizin sonucunda vücudunuzun verdiği tepkidir.

Anksiyete Bozukluğuna Sahip İnsanların Yakınlarının Mutlaka Bilmesi Gereken  17 Değerli Bilgi | ListeList.com

Anksiyeteye sahip olan bireyler her şeyi kontrol etmek isterler. Sabit bir düzenleri vardır ve bu düzen dışına çıkan her şey onlara kaygı verir ve güvensiz gelir. Onlar çok az uyurlar ve bu yüzden sürekli yorgun olurlar. Bu yüzden de odaklanma problemi yaşarlar. Çevresindeki herkesin mutluluğuyla ilgilidirler ama kendi mutluluklarında hep en kötü senaryoyu düşünürler. Olmayan olayların olabilme ihtimali üzerinden düşünürler ve bu durum onlara sürekli devam eden bir korku hissi verir. Bu korku hissi sahip oldukları ilişkileri ve ruhsal durumlarını kötü etkiler. Bu yüzden anksiyeteye sahip insanların depresyona girme ihtimalleri daha fazladır.

Kaygı Bozuklukları Nelerdir? Anksiyete Nedir? Kaygı Tedavisi

Birey anksiyete oranını en aza indirmek için; sakız patlatmak, sayı saymak, sakinleştirici çay içmek, yürüyüşe çıkmak gibi farklı davranışlar sergileyebilir. En iyi terapi yöntemlerinden biri olan meditasyon anksiyete oranını büyük ölçüde azaltır. Bunlara ek olarak tütsü yapmak veya yazı yazmak da anksiyete oranını azaltan bir diğer etkenlerdir. Anksiyeteye sahip biri onu yok etmek yerine onunla yaşamayı öğrenir. Çünkü temelde anksiyete yok olacak bir rahatsızlık değildir. Yapılan araştırmalar anksiyete seviyesini azaltan ilaçların iyileşmesini %100 garantilemediğini doğrulamıştır.

Deniz Seda GÜNDOĞDU

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s