Psikojenik Cücelik

Psikojenik cücelik bir diğer adı ile Psikososyal cücelik aşırı baskı, stres, ihmal ve duygusal yoksunluktan kaynaklanan bir büyüme bozukluğudur. 2-15 yaşları arasında görülen hastalık, ilerleyicidir ve oluşumuna sebep olan durumlardan uzaklaştırılmadıkça da ilerlemektedir.

Psikojenik cüceliğe sahip çocuklarda epinefrin ve norepinefrin(adrenalin ve noradrenalin)  salgınarak “savaş ya da kaç” yanıtını devreye sokarlar. “Savaş ya da kaç” yanıtı/tepkisi algılanan zararlı bir olaya yanıt olarak çıkan fizyolojik bir tepkidir. Stres ile savaşan çocukların fizyolojik yanıtı sonucunda kalp hızlanır ve vücut kaynakları bu durumdan etkilenir dolayısı ile de büyüme hormonunun üretimi tetiklenmiş olur. Çocuklarda düşük derecede büyüme hormonu bulunmasının sebebi de budur. Aynı zamanda yine epinefrin ve norepinefrinin salgılanması sonucunda çocuklarda gastrointestinal problemler görülür. Bu problemler doğrultusunda da besin sindiriminde zorlanırlar.

Dilerseniz daha detaylı örneklerle baskı ve stresin ne boyutlarda etkili olduğunu ve çocuklardaki etkisine yakından bakalım.

“Biri dışında, bütün çocuklar büyür ve büyüyeceklerini erken yaşta öğrenirler” Wendy de iki yaşına girdikten sonra öğrenmişti bunu sonuçta iki yaş sonun başlangıcıydı. (Peter Pan) Ancak Peter Pan kitabında geçen bu sözlerin sahibi, yazarı, J.M Barrie sonun başlangıcı ile altı yaşındayken karşılaşmıştı. Ağabeyi David öldüğünde, annesini teselli etmek için on üç yaşında bir çocukmuş gibi davranmıştı. Yirmi yaşına kadar on üç yaşındaki bir çocuk olma görevini üstlenen J.M Barrie, annesinin ölümü kabullenmeyeceğini fark ettiğinde kendisi de büyümeyi reddetmişti. Psikonejik cücelik bozukluğu ile tanışan Barrie, organları gelişmemiş bir çocuk olarak kalmış ve yetişkin bir genç haline geldiğinde ise boyu ancak bir metre kırk iki santimetreye ulaşabilmişti.

“Kurbanlarını aç bırak ki seninle savaşacak güçleri kalmasın” düşüncesinin doğrultusunda Anne Hamilton-Byrne, Aile adlı tarikatında çocuklar yetiştirmişti. Birbirine benzetilerek büyüyen çocuklar, yaptıkları hareketler doğrultusunda cezalandırılıyor, ki cezaların ne zaman ve nasıl olduğu sonrasında ‘suç’ olduğunu öğrendikleri davranışlarla habersiz olarak veriliyordu, kimi çocuk haftalarca aç bırakılıyordu. Bazı çocuklarda ise öfke ile dışavurum, çevrelerine zarar verme gibi davranışları görülüyordu. Kimi çocuğa da LSD gibi halüsinojenler veriliyordu. Tabii ki bu tarz bir durumda da karşımıza psikojenik cüceliğe dair bir örnek çıkıyor. Çocukların serbest bırakılması üzerine, on iki yaşındaki bir kızın, baskı ve stres içerikli ortamdan alınması üzerine, boy uzamasında 11 cm’lik bir fark olduğunu görebiliriz.

Her iki örnekte de görüldüğü gibi baskı, stres, ihmal gibi tetikleyici yaklaşımlar doğrultusunda çocuklar fizyolojik ve psikolojik olarak fazlasıyla etkilenmiştir. Geçmişten günümüze sadece zaman farkı içeren olaylarda, kimi çocuk hiç olmadığı yaşta büyümüş, kimisi hiç bilmediği benlikte dünyanın olası sonuna yetiştirilmiş, kimisi geleceğin belirsizliğine ulaşmasın diye engellenmiş ve birçoğu da merhametten yoksun bırakılmıştır. Stefan Zweig’ın Freud’a gönderdiği bir mektubunda da dediği gibi “yarım merhametler, kaba kuvetten daha öldürücüdür.”

Selin ÖZ

4 Comments

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s